Bağcılar Anahtar Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Merkezi
Evlilik ve Çift Danışmanlığı
Evlilik ve Çift Danışmanlığı
Evlilik, karşı cinsten iki kişinin birlikte yaşamak ve yaşantılarını paylaşmak için bir araya geldiği bir yapı olmakla birlikte yasal olarak kurumsallaşmış bir yol, bir ilişkiler sistemidir. Evliliğin gereği ve nedenleri düşünüldüğünde kişilerin biyolojik, sosyal ve psikolojik gereksinimlerini ve güdülerini doyurmayı amaçladığı gözlenmektedir.
Evliliğin temel işlevleri arasında yer alan biyolojik gereksinim, eşlerin cinsel açıdan doyum sağlaması olarak açıklanabilir. Bu bakımdan eşlerin birbirleri ile uyum içinde olmaları beklentilerini karşılamaları, cinsel güdünün doyuma ulaşması önemlidir. Sosyal açıdan bakıldığında eşlerin birlikte güven içinde olma, dayanışma, toplumda belli bir yer edinme, birbirlerini geliştirme durumları önem kazanmaktadır. Evlilikte pek çok psikolojik gereksinim de doyurulmaktadır. Sevilme, ilgi görme, beğenilme bunlardan bazılarıdır.
Eş seçiminin doğru yapılması, mutlu bir evlilik için önemlidir. Kişilikleri farklı, değişik çevrelerde belli yaşantılar geçirmiş olan iki kişinin birçok paylaşımı beraber yaşamak üzere bir araya gelecekleri gözardı edilmemelidir. Bu nedenle eşler önce kendilerini sonra da eş olarak seçecekleri kişileri iyice tanıyıp değerlendirmelidirler. Eşler birbirlerinin farklılıklarını, kabul edilebilir görerek, evlilikten ve gelecekten beklentilerinin ne olduğunu bilerek bu kararı vermelidirler.
Ne şekilde olursa olsun evliliğe karar verilip, hayata geçirdikten sonra eşlerin evliliğin seyri ve kendi ruh sağlıkları açısından yapmaları gereken şeyler olduğu muhakkaktır. Bunların en başında doğru ve etkili iletişim gelmektedir. Karşı taraftan gelen mesajı doğru biçimde yorumlayarak uygun geribildirimler vermek olarak tanımlayabileceğimiz doğru iletişim sayesinde evlilikte düzenlemelerin yapılması, sınırların oluşturulması mümkün olur. Evlilikte eşlerin duygu ve düşüncelerini birbirlerine yanlış veya eksik iletiş tarzı, birçok uyumsuzluk ve geçimsizliklerin ana sebebidir. İletişimde oluşan yanlış ifade ve yorumlar, en basit konuların bile çatışmalara, dargınlıklara dönüşmesine yol açabilir, eşlerin birbirleri ile duygu ve fikir alışverişlerinin zayıflamasına neden olabilir.
Başarılı bir evlilik sürdürebilmek için eşler, beraberliklerini zedelemeksizin, kendilerinin ve karşı tarafın kişilik gelişimlerine olanak vermelidirler. Kendi gelişimlerini sürdürürken işbirliğini de sürdürmeli, birbirlerine saygılı davranmalı, sorumluluklarını ihmal etmemelidirler. Sağlıklı evliliklerin özellikleri araştırıldığında karşımıza; duyguların paylaşımı, bireysel farklılıkları kabul etme, ilgi ve sevgi duygusunun iletilmesi, işbirliği, sorumluluk alma, etkili sorun çözebilme, eşlerin birbirine zaman ayırması, toplumsal değerlere sahip olma, iletişim becerileri, takdir duygularını ifade etme, karşılıklı mizah duygusu, temel gereksinimleri karşılama, çatışmaları krize dönüştürmeden aşabilme gibi özellikler çıkmaktadır.
Karşısındaki tarafından anlaşılmadığını düşünen veya anlaşılamamaktan korkan, düşüncelerini birbirlerine açıkça söyleyemeyen, eleştiremeyen, tartışamayan eşler birbirlerine yabancılaşma ve ortak noktaların yok olması tehlikesi ile karşı karşıyadırlar. Bu durumda, eşler arasındaki ilişki zorunlu bir ilişkiye dönüşür ve aynı evde yaşamalarına karşın, duygusal boyutu olmayan bir birliktelik ortaya çıkabilir.
Evlilik yaşamının doğal bir parçası olan çatışmalar, eşlerde kaygı ve gerginlik yaratır. Bu kaygı, eşler tarafından doğru, sağlıklı ve anlayışlı bir iletişim ve etkileşim nedeni olarak kullanılırsa evliliğin dengesi, düzeni dolayısıyla da uyumu sürekli hale gelir. Bunun tersi durumlarda, evlilikte uyum bozulur zorlanmalar ve yakınmalar ortaya çıkar, sevgi ve saygıdan uzaklaşılır. Eşler çatışmaların artmasına neden olacak şekilde birbirlerine tepkide bulunmaya başlarlar.
Yaşanan her çatışma sonunda isteklerin elde edilememiş olması, eşlerdeki gerginliği artırır, uyum ve etkileşimi bozar. Gerginlikler çatışmaların başka boyutlara sıçramasına hem de tekrarlama sıklığının artmasına neden olur. Zaman zaman eşler eski yapılanlar ve söylenenlere dönerek durumu içinden çıkılamaz hale dönüştürebilirler. Hatta aile yakınları hakkında yorumlar yapmak sureti ile sonuç vermeyen tartışmalar uzayıp gidebilir.
Eşler çatışmaların yaşandığı kriz zamanlarında sorunlara yenik düşmemek için çatışmalarla baş etme ve sorun çözme yöntemlerini kullanmalıdırlar. Genellikle eşler çatışma durumlarında kendi hatalarını kabul etmez karşı tarafa üstünlük kurmaya çalışırlar. Bu anlayıştan kurtulmaya çalışmak, sorunlara çözüm bulma çabasının temelini oluşturur. Güçlükler ve sorunlar insan yaşantısının doğal bir parçasıdır, ancak bunların üstesinde gelebilmek uygun yöntemler kullanarak sorunları çözmekle mümkün olabilir. Unutulmamalıdır ki bütün sorunlar tek bir çözüm yolu yoktur. Kişiler kendi çabası ile içinde bulunduğu olumsuz durumlardan çıkış yollarını bulamıyorsa bu konu ile ilgili kurum ve kişilerden yardım almalıdır.


