Terapi ve Eğitimlerin Başarılı Olması için

“Ne kadar bilirsen bil, söylediklerin karşıdakinin anlayabileceği kadardır!”

Mevlana

  1. İlk şart karşılıklı iyi bir iletişim kurabilmektir, bunun için de hem terapiyi veren hem de terapiye katılanın birbirilerini çok iyi dinleyecek bir durumda olmaları lazım.
    Terapiye katılanların, terapiyle ilgili ön yargıları varsa, üzgün,
    endişeli, kaygılı, gerginlerse dikkatleri dağınık olacağı için
    söylenenleri farklı algılayabilirler.
    Unutmayın ki! Terapist sizi dinlemek, anlamak, size yardım etmek
    için orada bulunuyor, sizi yargılamaz, suçlamaz, kınamaz, sizi kırmaz.


  2. Lütfen terapisti çok iyi dinleyin, tüm dikkatinizi terapiye verin ve anladığınızdan emin olun, anlamadıysanız mutlaka sorun.
    Geri bildirim iletişimin sağlıklı olmasını sağlar. Geribildirim şöyle yapılabilir;
    “Siz bana bunları söylediniz, ben sizin söylediğinizden şunları şunları anladım, doğru anlamış mıyım” diye sorarak yapabiliriz.


  3. Terapinin başarılı olması kişi ve terapist arasında iletişimin ve işbirliğinin iyi olmasına bağlıdır.
    Terapiye direnip direnmediğinizi kontrol edin, neden direniyorsunuz, bunu terapistinizle paylaşın veya kendiniz üstesinden gelebiliyorsanız gelmeye çalışın.
    İyi dinleyip dinlemediğinize, tüm benliğinizle terapiye katılıp katılmadığınıza, söylenenleri iyi bir şekilde uygulayıp uygulamadığınıza dikkat edin.


  4. Terapinin süresi, kişinin durumuna, işbirliğine, verilen uygulamaların iyi dinlenip yapılmasına, çevresel şart ve değişikliklere, kişinin ailesi ve çevresindeki önemli kişilerin terapiyle uyumlu şekilde hareket etmesine bağlıdır.
    Bazı kişiler para ya da diğer şartlar nedeniyle terapinin süresi konusunda endişelenmekte, kısa sürmesini hatta hemen bitmesini beklemekteler, ancak süreyi belirleyen terapist değildir, süreyi belirleyen; kişinin durumunun ne olduğu, acili yeti,
    terapistle iyi işbirliği kurulması ve iyi bir dinleyici olmak, başarılı bir iletişim, uygulamaların söylendiği kadar ve doğru yapılmasıdır.

    Anlatmak istediğimiz şey şuna benzemektir;
    Baş ağrımız olduğunda ilaç alırız ve hemen ağrı geçer, kısa sürede çözüm buluruz. Ancak baş ağrısı tekrar eder, çünkü ağrının nedenini çözmemişizdir, bunu çözmek uzun süreceği ve zahmetli olacağı için uğraşmak istemeyiz.
  5. Her insanın psikologa, terapiye ya da rehberliğe ihtiyacı olabilir. Psikologa gitmek için bir hastalığımız olması gerekmiyor, herhangi bir ruhsal gerginlik, sıkıntı, bunalım, özel bir sorun veya sadece rahatlamak için bile gidebilirsiniz
    Kendini geliştirmek isteyen ya da ilişkilerini, eğitimlerini geliştirmek
    isteyen kişiler de psikologa gider
    Lütfen bu bilgileri çevrenizdeki kişilerle de paylaşın, ihtiyacı olanlar
    varsa psikologa gitmeleri için onları cesaretlendirin. Psikologa
    gidenler bunun için utanmayın, sizin sağlığınız ve huzurunuz önemli,
    insanların ne dediği önemli değil.
  6. Yaşadığımız sorunlardan biri de terapiye gelen yetişkinler veya çocuklarını terapiye getiren aileler, uzmanın dediğini dikkatli dinlemiyor, bu nedenle verilen uygulamaları yanlış anlayıp yanlış uyguluyorlar.
  7. Gerek yetişkinlerde gerekse çocuklarda bazen bir rahatsızlığın düzelmesi için belirli bir zamanın geçmesi ve bir birikimin olması gerekebilir.
    Bunu şöyle örnekleyelim;
    Musluğu üst tarafta olan bir bidon düşünün, su dolar ancak
    musluktan bir şey akmaz, suyun dolmadığını sanırsınız, ancak su
    birikir birikir musluğun seviyesine gelince musluktan su akmaya
    başlar.
    Bu nedenle yetişkinler veya çocuklar pek çok şey öğreniyor,
    kazanıyor fakat gösteremiyor olabilirler, ancak bilgi birikecek ve
    birbirileriyle bağlantılar kurarak olumlu davranışlar ve gelişmeler
    olarak ortaya çıkabilecek.
    Belki de çocuk bugün kazandığı şeyleri beş yıl sonra ifade edecektir.
  8. Nasıl ki verilen bir ilacın yararlı olması için düzenli ve istenilen dozda alınması gerekiyorsa, terapilere de düzenli gelinmeli aksatılmamalıdır ve terapiler gereken süre ve miktarda olmalıdır.
  9. Bazı kişiler, sorunlarının bir-iki terapide çözülmesini istemekte ancak kendileri bunun için gereken çabayı göstermekten kaçınmaktadırlar. Terapi sırasında, terapistin söyledikleriyle kendine bir çözüm yolu bulmuş, sorununu çözmüş kişi,terapiyi erken bıraktığı, durumu kontrol edilmediği, kazandığı bilgileri pekiştiremediği ve koruyamadığı için, eski haline geri dönebilir ve tekrar rahatsızlıkla karşı karşıya kalabilir.Bunun sorumluluğu kişiye aittir.(Not= bu durum bir iki terapiyle halledilemeyecek durumlar için geçerlidir,hafif durumlarda bir terapi bile çözüm getirebilir)
  10. Terapilerde “Gizlilik” esastır, bunu bilerek, terapiye gelenlerin,
    terapiste güvenmeleri, bilgi verirken ve uygulamaları yaparken açık
    ve net olmaları gerekiyor. Psikologa ne kadar açık ve doğru bilgiler
    verilirse, gerekli şeyler gizlenmese terapi o kadar yararlı olacaktır.
  11. Psikolog yaptığı terapinin yararlı olmasını, insanlara yardım
    edebilmeyi, onları memnun ve mutlu edebilmeyi ummaktadır. Bu
    nedenle terapinin başarılı olduğunu, yararlı olduğunu, yani
    memnuniyetinizi psikologa belli edin ya da söyleyin. Bu onu motive
    edecek ve daha verimli çalışmasını, sizinle çalışma gücünü
    arttıracaktır.
    Psikologla ne kadar iyi bir ilişki kurulursa, terapinin başarısı o kadar
    artacaktır.
 

Özel eğitim ve engelli çocuklarımızın eğitimi ve yetiştirilmesi söz konusu olduğu zaman kurum olarak aklımıza gelen ilk şey,

“Bu çocuk bizim çocuğumuz, kendi çocuğumuz için ne yapabiliriz”

olur. Ve onun için en iyisini yapabilmek amacıyla 6 yıllık tecrübelerimizle yetinmeyip araştırmalar yaparak onu en kısa zamanda yaşıtlarına yetiştirmeyi ve hayatını ona geri kazandırmayı hedef olarak belirleriz!
Duyurular
Lütfen not ediniz.
Yeni Adresimiz:
Yenigün Mah. Bakırköy Cad. No:137 Kat:3 (Özbağ Market Üstü)
Bağcılar - İstanbul

Tel: 05372482306 - 05548925479

Anahtar Danışmanlık İletişim

Follow us on Twitter
Şu anda 3 ziyaretçi çevrimiçi