Terapi ve Eğitimlerin Başarılı Olması için
|
“Ne kadar bilirsen bil, söylediklerin karşıdakinin anlayabileceği kadardır!” Mevlana |
- İlk şart karşılıklı iyi bir iletişim kurabilmektir, bunun için de hem
terapiyi veren hem de terapiye katılanın birbirilerini çok iyi dinleyecek bir
durumda olmaları lazım.
Terapiye katılanların, terapiyle ilgili ön yargıları varsa, üzgün,
endişeli, kaygılı, gerginlerse dikkatleri dağınık olacağı için
söylenenleri farklı algılayabilirler.
Unutmayın ki! Terapist sizi dinlemek, anlamak, size yardım etmek
için orada bulunuyor, sizi yargılamaz, suçlamaz, kınamaz, sizi kırmaz. - Lütfen terapisti çok iyi dinleyin, tüm dikkatinizi terapiye verin ve
anladığınızdan emin olun, anlamadıysanız mutlaka sorun.
Geri bildirim iletişimin sağlıklı olmasını sağlar. Geribildirim şöyle yapılabilir;
“Siz bana bunları söylediniz, ben sizin söylediğinizden şunları şunları anladım, doğru anlamış mıyım” diye sorarak yapabiliriz. - Terapinin başarılı olması kişi ve terapist arasında iletişimin ve
işbirliğinin iyi olmasına bağlıdır.
Terapiye direnip direnmediğinizi kontrol edin, neden direniyorsunuz, bunu terapistinizle paylaşın veya kendiniz üstesinden gelebiliyorsanız gelmeye çalışın.
İyi dinleyip dinlemediğinize, tüm benliğinizle terapiye katılıp katılmadığınıza, söylenenleri iyi bir şekilde uygulayıp uygulamadığınıza dikkat edin. - Terapinin süresi, kişinin durumuna, işbirliğine, verilen uygulamaların iyi
dinlenip yapılmasına, çevresel şart ve değişikliklere, kişinin ailesi ve
çevresindeki önemli kişilerin terapiyle uyumlu şekilde hareket etmesine
bağlıdır.
Bazı kişiler para ya da diğer şartlar nedeniyle terapinin süresi konusunda endişelenmekte, kısa sürmesini hatta hemen bitmesini beklemekteler, ancak süreyi belirleyen terapist değildir, süreyi belirleyen; kişinin durumunun ne olduğu, acili yeti,
terapistle iyi işbirliği kurulması ve iyi bir dinleyici olmak, başarılı bir iletişim, uygulamaların söylendiği kadar ve doğru yapılmasıdır.
Anlatmak istediğimiz şey şuna benzemektir;
Baş ağrımız olduğunda ilaç alırız ve hemen ağrı geçer, kısa sürede çözüm buluruz. Ancak baş ağrısı tekrar eder, çünkü ağrının nedenini çözmemişizdir, bunu çözmek uzun süreceği ve zahmetli olacağı için uğraşmak istemeyiz. - Her insanın psikologa, terapiye ya da rehberliğe ihtiyacı olabilir. Psikologa
gitmek için bir hastalığımız olması gerekmiyor, herhangi bir ruhsal gerginlik,
sıkıntı, bunalım, özel bir sorun veya sadece rahatlamak için bile gidebilirsiniz
Kendini geliştirmek isteyen ya da ilişkilerini, eğitimlerini geliştirmek
isteyen kişiler de psikologa gider
Lütfen bu bilgileri çevrenizdeki kişilerle de paylaşın, ihtiyacı olanlar
varsa psikologa gitmeleri için onları cesaretlendirin. Psikologa
gidenler bunun için utanmayın, sizin sağlığınız ve huzurunuz önemli,
insanların ne dediği önemli değil. - Yaşadığımız sorunlardan biri de terapiye gelen yetişkinler veya çocuklarını terapiye getiren aileler, uzmanın dediğini dikkatli dinlemiyor, bu nedenle verilen uygulamaları yanlış anlayıp yanlış uyguluyorlar.
- Gerek yetişkinlerde gerekse çocuklarda bazen bir rahatsızlığın düzelmesi için
belirli bir zamanın geçmesi ve bir birikimin olması gerekebilir.
Bunu şöyle örnekleyelim;
Musluğu üst tarafta olan bir bidon düşünün, su dolar ancak
musluktan bir şey akmaz, suyun dolmadığını sanırsınız, ancak su
birikir birikir musluğun seviyesine gelince musluktan su akmaya
başlar.
Bu nedenle yetişkinler veya çocuklar pek çok şey öğreniyor,
kazanıyor fakat gösteremiyor olabilirler, ancak bilgi birikecek ve
birbirileriyle bağlantılar kurarak olumlu davranışlar ve gelişmeler
olarak ortaya çıkabilecek.
Belki de çocuk bugün kazandığı şeyleri beş yıl sonra ifade edecektir. - Nasıl ki verilen bir ilacın yararlı olması için düzenli ve istenilen dozda
alınması gerekiyorsa, terapilere de düzenli gelinmeli aksatılmamalıdır ve
terapiler gereken süre ve miktarda olmalıdır.
- Bazı kişiler, sorunlarının bir-iki terapide çözülmesini istemekte ancak
kendileri bunun için gereken çabayı göstermekten kaçınmaktadırlar. Terapi
sırasında, terapistin söyledikleriyle kendine bir çözüm yolu bulmuş, sorununu
çözmüş kişi,terapiyi erken bıraktığı, durumu kontrol edilmediği, kazandığı
bilgileri pekiştiremediği ve koruyamadığı için, eski haline geri dönebilir ve
tekrar rahatsızlıkla karşı karşıya kalabilir.Bunun sorumluluğu kişiye
aittir.(Not= bu durum bir iki terapiyle halledilemeyecek durumlar için
geçerlidir,hafif durumlarda bir terapi bile çözüm getirebilir)
- Terapilerde “Gizlilik” esastır, bunu bilerek, terapiye gelenlerin,
terapiste güvenmeleri, bilgi verirken ve uygulamaları yaparken açık
ve net olmaları gerekiyor. Psikologa ne kadar açık ve doğru bilgiler
verilirse, gerekli şeyler gizlenmese terapi o kadar yararlı olacaktır. - Psikolog yaptığı terapinin yararlı olmasını, insanlara yardım
edebilmeyi, onları memnun ve mutlu edebilmeyi ummaktadır. Bu
nedenle terapinin başarılı olduğunu, yararlı olduğunu, yani
memnuniyetinizi psikologa belli edin ya da söyleyin. Bu onu motive
edecek ve daha verimli çalışmasını, sizinle çalışma gücünü
arttıracaktır.
Psikologla ne kadar iyi bir ilişki kurulursa, terapinin başarısı o kadar
artacaktır.


