OTİZM
OTİZM
İletişim Ve Konuşma
Çevreleriyle ilgili olmadıkları için neler olup bittiğini, insanların onlara nasıl yaklaştığını anlayamazlar. Dolayısıyla savunmasız ve korunmasızdırlar.
Konuşma problemi yaşadıkları için ne ihtiyaçlarını ifade edebilirler ne de duygularını. Sizinle sohbet etme şansları yoktur. Yaşadıkları güzel bir anı size heyecanla anlatamazlar. Mimiklerinden ve hareketlerinden belki bir kısmını anlarsınız ama içlerinde ne yaşadıkları bir sırdır.
Konuşma ve iletişim zayıf olduğu için çevreleriyle ilişkileri zayıf kalır, onlarla doğrudan ilgilenenler dışında kimseleri yoktur. Bu durum onların bir şeyler öğrenmelerini engeller ya da geciktirir. Yaşıtlarının her yaş döneminde ulaştıkları beceri ve yaşantıları onlar ya hiç yaşayamaz ya da geç kalırlar.
Neyi öğrenmeleri gerektiğini ve ne yapmaları gerektiğini anlayamazlar.
Arkadaşları yoktur ya da azdır. Oynadıkları oyunlar sessiz ve basit kalır. Tadını çıkara çıkara koşup oynayamazlar.
Zihinsel Gelişim
Otistik çocukların algı, dikkat, hafıza, konuşma sorunları olduğu için zihinsel gelişimleri yaşıtlarının gerisinde kalır. Ne kendilerini anlayabilirler ne de çevrelerini. İradelerini kullanamadıkları için günlük basit şeyler dışında neyin onlar için iyi neyin kötü olduğunu anlayamazlar. Dürtüsel hareket etme fazladır.
Onları idare edecek becerilerini kullanma, ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde hareket etme az gelişir. Öğrenmekte güçlük yaşarlar. Karar verme, bilgiyi kazanma, depolama ve kullanma yetileri de yaşıtları gibi gelişmez. Kısaca, zihinlerini onların hayatlarını kolaylaştıracak şekilde kullanamayacakları için yaşamlarını kendi başlarına idare edemez ve sürdüremezler. Bu da onları korumasız ve başkalarına muhtaç hale getirir.
Özbakım-Sorumluluk Alma
Zihinsel gelişimlerinin zayıf kalmasına paralel olarak kendini algılama ve kendini koruyup bakma gelişimi de zayıf kalır. Pek çoğu ihtiyaçlarını işaret diliyle ve yetersiz bir şekilde ifade eder. Tuvalet becerilerini ya öğrenemez ya da güç öğrenirler. Temizliklerine gereken özeni gösteremezler. Dişlerini fırçalama, üstünü giyinme, ayakkabılarını giyme, kendi başına beslenme, eşyalarını toplama ve düzenli tutma gibi becerileri ya hiç gelişmemiş ya da zayıf kalmıştır.
Kendileri ve çevreleriyle ilgili sorumluluk algılamaz ve üstlenmezler. Sadece birisi yönlendirirse veya zorunluluk haline gelmişse bir şeyler yaparlar. Eşyalarına sahip çıkmayabilirler. Ne yapmaları gerektiğini düşünemedikleri için yönlendirme olmadan bir şey yapamazlar. Dolayısıyla onları desteklemek, onlar adına bazı işleri yapmak ve onların arkasından toplamak zorundasınız.
Aileyle İlişkiler
Çevrelerindeki kişilere göre ailedeki kişilerle ilişkileri daha iyi olsa da pek çok açıdan eksiklerle doludur. Beklediğiniz sıcaklığı, sevgiyi ve ilgiyi göremezsiniz. Ailenin içinde genellikle sessiz duran, onlarla sohbet etmeyen ancak sınırlı bir şekilde bir şeyler paylaşan bir insan vardır. Ailede neler olduğundan habersiz ve ilgisiz gibi görünen çocuk ailenin hayatını A’dan Z’ye değiştirmiştir. Aile, diğer ailelerin yaşadıkları pek çok şeyi yaşamadıkları gibi şimdiye kadar yaptıkları pek çok şeyden de vazgeçmek zorunda kalır. Sinemaya, tiyatroya, komşu ve arkadaş ziyaretlerine gidemezler.
Çocuğunun otistik olduğunu öğrenen aile bunu kabul edememekle birlikte derin bir üzüntü ve kaygıya kapılır. Buna ne yapacağını bilememenin duygusu da eklenir. Kimileri boş verirken kimileri de yoğun bir sorumluluk hissine kapılır. Genelde sorumluluğun çoğu annenin üzerine atılır. Çocuğun bakımı ve yetiştirilmesini tek başına üstlenen anne evin sorumluluğuyla birlikte ağır bir yük altına girebilir ve bu onu ruhsal çöküntüye götürebilir.
Ailenin hayatı değiştiği gibi hayata bakış açısı da değişir. Bazı ailelerde birbirini suçlama hatta boşanma olayları görülür. Bu sırada çocuk kendi iç dünyasında yaşamaya devam etmekte ve olup bitenleri anlamazken, birilerinin onu anlayıp kabul ederek bir şeyler yapmalarına ihtiyaç duymaktadır. Eşler arasındaki bu değişikliklerle beraber aile çevresinin de aileye yaklaşımı değişir. Ve aile zaman zaman çevrenin ve akrabaların olumsuz yaklaşımı ve yanlış yönlendirmeleriyle karşı karşıya kalabilir.
Baba ile birlikte özellikle anne çevrenin de olumsuz tepkileriyle beraber bilmediği bir dünyada yaşayan çocuğuyla kaygı ve üzüntü içinde yalnız kalabilir. Ve hiç kimsenin onları anlamadığı duygusunu yaşayabilir. Bu alışılmadık ve beklenmedik durum ailenin hayatında maddi ve ruhsal olarak sarsıntılar yaratır.
Hayatları ve gelecekleri değişen ailenin çocuklarını anlayıp kabul ederek bir an önce harekete geçmesi gereken bu dönemde onlara destek verecek, onları anlayıp ellerinden tutacak kişilere çok ihtiyacı vardır.
Çevresiyle İlişkiler
Kendisiyle ilgisi ve iletişimi zayıf olan otistik çocuk, çevresine de ilgisiz kalabilir. Çevresinde neler olup bittiğini anlayamayan bazı otistikler kendilerini güvende hissetmezler ve korkuya kapılarak bağırmaya başlarlar. Ancak alıştıkları veya bildikleri ortamlarda kendini rahat ve güvende hissedebilen otistikler için dış dünya ne yapacaklarını bilmedikleri bir yerdir. Fakat kendilerini geliştirmeleri ve gelecekte hayatlarını sürdürebilmek için gereken bilgi ve becerileri kazanmak için dışarıya çıkmaları ve diğer insanların arasına katılmaları gereklidir.
Toplumumuzda zihinsel engeli olanlarla ilgili bilinçlenme henüz yeni başladığından ve geniş çaplı olamadığından otistikler ve onların aileleri çevrelerinin olumsuz tavırlarına ve yönlendirmelerine maruz kalmaktadırlar. Otistik çocuk kötü tavrın farkında olamayabilir ancak aile bundan çok olumsuz etkilenmektedir. “Bu çocuğun bir şeyi yok, kendi haline bırak düzelir, eğitim almasına gerek yok, yaşı ilerledikçe düzelir” gibi yanlış yönlendirmeler aileyi yanılttığı gibi çocuğun en önemli dönemlerinin iyi değerlendirilememesine ve çocuğun daha da kötüye gitmesine yol açmaktadır.
Ailenin utanması ve “bir kuruma ya da uzmana götürürsem insanlar ne der” diye düşünerek çocuğu evde tutması da hayatı anne-babasının ellerine kalmış çocuğun geç kalmasına yol açar. Engelli çocuk hakkında bilgisi olmayan insanlar, onlara olumsuz bakabilmekte, çocuklarını onlardan uzak tutarak ve onları dışlayarak kötü davranabilmektedir. Bu da hem çocuk hem aile için maddi ve manevi kayıplara yol açmakta ailede ruhsal sarsıntılar yaratmaktadır. Bu nedenle onları anlamamız için engelli bir çocuğumuz olması gerekmez, onlar hakkında bilgi edinip onlara ve ailelerine destek olmamız ve doğru yaklaşmamız gerekir. Bu bir insanlık borcudur. Lütfen hiçbir şey yapamıyorsanız bile onları dışlamayın ve kötü davranmayın. Unutmayın bizim veya çocuklarımızın bir gün engelli olmayacağı garanti değildir.
Geleceğe Hazırlanmaları; Eğitim ve Terapi
*Eğitime başlarken şunları aklınızdan hiç çıkarmayın;
1) Her otistik birbirinden farklı özellikler gösterir!
(Genetik yapı, ailenin ve çevrenin sosyo-ekonomik durumu, sunulan şartlar, ilgili aile ve
çevre, eğitim şartları otistikleri birbirinden farklı kılar.)
2) Her çocuk ve her birey birbirinden farklı özellik ve gelişim gösterebilir!
3) Her çocuk için yapılacak bir şey vardır!
4) Önce tanı ve anla, sonra ne yapılması gerekiyorsa en iyi zamanda ve en iyi şekilde yap!
5) Elinden geleni yap, sabırlı ol, kendine ve çocuğa yeteri kadar zaman ver!
*Otistik bir çocuğun durumu fark edilir edilmez zaman kaybetmeden onlar için bir şeyler yapılmaya başlanmalıdır. Çocuk bir uzmana götürülmeli, gerekli kontrolden geçirildikten sonra eğitim ve terapiye başlanmalıdır.
*Zihinsel gelişim, konuşma ve iletişim gelişimi, özbakım, eğitim ve çevre ortamına uyumu sağlayacak davranışların kazanılması, aile ve çevreyle ilişkilerin geliştirilmesi, onu okula ve geleceğe hazırlayacak davranış ve becerilerin kazanılması için özel eğitim ve psikolojik destek almalıdır.
Psikolojik destek, çocuğun gelişimi, ailenin duruma alışması ve bilinçlenmesiyle birlikte bu durumu en az ruhsal sarsıntıyla atlatabilmesi için vazgeçilmezdir.
*Çocuğun eğitimine ailenin konu hakkında bilinçlendirilmesi ve çocuğun eğitim almaya hazır hale getirilmesiyle başlanmalıdır.
Her çocuk farklı olduğu için sadece otizm tanısına bakarak çocuğa yaklaşılmamalı çocuk ayrı bir birey olarak anlaşılmalıdır.
*Bu süreçte eğitim sadece çocuğa yönelik olmaz ailenin de durum ve durumu etkileyen olumlu olumsuz etkenler hakkında eğitilmesi gerekir.
*Engelli çocuğun eğitimi zor olabilir, zaman ve sabır gerektirir. Öğretilecek şeyler basit olanlardan başlanarak zora doğru verileceği için ailenin sabırlı olması ve çocuktan yapamayacağı şeyler beklememesi gerekiyor. Bazen çocuklar öğrendikleri şeyleri hemen gösteremeyebilirler, öğrendikleri davranışı gösterebilmeleri için zamana ihtiyaçları vardır. Bu durumu musluğu üst tarafta olan bir bidona benzetebiliriz, bidonu suyla doldurursunuz ancak musluktan su gelmez, su musluk seviyesine geldiği zaman akmaya başlar. Çocuklar da öğrenirler ancak gösteremezler ancak belli bir seviyeye geldiklerinde öğrendikleri bilgileri kullanmaya başlarlar.
*Aile önce kendi çocuğunun bireysel özelliklerini keşfetmeli, sonra otizm hakkında bilgi toplamalı ve bu ikisini bütünleştirebilmelidir.
*Çocuk eğitime başladığında aile de o eğitime mümkün olduğu kadar katılmalı, uzmanı çok iyi bir şekilde dinlemeli ve söylenen çalışmaları evde uygulamalıdır. Uzmanın anlattıklarını anladığından emin olmak için gerekirse tekrar sormaktan çekinmemelidir.
*Verilen ödevler için evde yapacağınız tekrarın süresi ve kalitesi çocuğun gelişimi için çok önemlidir.
*İnsanların tepkilerinden çekinerek çocuğu evde tutmayın onu dışarıya diğer insanların olduğu yere ve çocukların arasına dâhil edin.
*Eğitime ne kadar erken başlanırsa o kadar iyi bir gelişim gösterilir.
*Çocuğunuzu tanımaya çalışırken otizm tanısı içinde kaybolmayın, unutmayın tanım asla o çocuğun ta kendisi değildir. Sadece kitaplardaki bilgileri kullanır ve çocuğu gözlemlemez ve anlamaya çalışmazsanız o zaman çok tekdüze bir yaklaşımınız ve eğitiminiz olur.
*Otizm tanısına çok fazla takılıp ona bağlı kalarak hayatınızı ve eğitim sürecini üzüntülü ve sıkıcı bir şekilde geçirirseniz çok çabuk yorulur ve usanırsınız. Bu sizin yaratıcılığınıza ve esnekliğinize de zarar verir. Bunun tersine bu durumu zor da olsa eğlenceli hale getirebilirseniz ve keyif almaya çalışıp çocuğunuzla eğlenerek onu eğitmeye çalışırsanız hem daha başarılı olur hem de bu durumdan daha az zarar görürsünüz.
*Çocuğun eğitiminden sadece anne sorumlu değildir, başta baba olmak üzere çevrede bulunan diğer insanların da yardımcı olması, anneye ve çocuğa destek olması önemlidir.
*Aceleci olmak ve bir an önce çocuğun bir şeyler öğrenmesini istemek hem çok yorucu ve yıpratıcı olur hem de çocuğunuzun gelişmesine zarar verir. Bilinçli yapılmayan eğitim ailenin gerilme sine ve eğitimden usanmasına yol açar.
*Eğer bir özel eğitim kurumuna çocuğunuzu götürürseniz şunlara dikkat edin; kurumun binasının yeni olması veya lüks şeylerin olması önemli değildir, kurumun çocuğunuza havuz, işeğitim, atlı terapi vb. imkanlar sunmaları ve çocuğunuza sevgi gösterileri yapmalarını da önemsemeyin.
Öncelikle kurumun kurucularına dikkat edin, kimlerdir daha önce hangi işlerle uğraşmışlardır, daha önce çocukların eğitiminde bulunmuşlar mıdır, çocuk psikolojisini ve gelişimini anlayan kişiler midir, eğitime ne kadar önem veriyorlar, şimdiye kadar çocukların eğitimde nasıl bir gelişme göstermişlerdir.
Eğer kurum sahipleri bu işe sadece para kazanmak için başlamışlarsa ve hedeflerinde eğitim yoksa çocuğunuzun eğitimine gereken özeni göstermeyebilirler. Size tatlı sözler söyleyerek çocuğunuzun yıllarından çalabilirler, çocuk için çok önemli olan önemli zamanların boşa gitmesine sebep olurlar.
Bununla birlikte çocukların eğitimi için gerçekten çaba sarf eden kurumlar da vardır.
*Çocuğunuza eğitim verecek uzmanla iyi bir ilişki ve işbirliği geliştirin.onu iyi bir şekilde dinleyin ve değer verdiğinizi hissettirin, unutmayın uzmanla saygı çerçevesi içinde ne kadar iyi bir ilişki kurarsanız çocuğunuza o kadar başarılı bir eğitim verir.Ona teşekkür etmeyi ihmal etmeyin, yaptıklarından dolayı memnuniyetinizi mutlaka belli edin.Anlamadığınız bir şeyler olursa ona sormaktan çekinmeyin.
*Çocuğun sizden bağımsız hale gelmesi ve kendi kendine yetebilecek seviyeye gelebilmesi, kendini ifade ederek ihtiyaçlarını giderebilmesi en temel hedeflerden biridir.
BİLİNÇLİ BİR YAKLAŞIM VE İYİ BİR EĞİTİM ÇOCUĞUNUZUN HAYATINDA PEK ÇOK ŞEYİ DEĞİŞTİREBİLİR VE HEM SİZİN HAYATINIZI KOLAYLAŞTIRIR HEM DE ÇOCUĞUNUZUN GELECEĞE DAHA BAĞIMSIZ VE GÜVENDE ULAŞMASINI SAĞLAR!
Son Güncelleme (Pazartesi, 24 Mayıs 2010 21:22)





