ÇOCUKLARIN HAYATINDAKİ BİZ

Yeni Sayfa 1

“İnsanın kaderi anne-babasının ve çevresindeki insanların elindedir.”

 

Bu makalenin amacı anne-babalara, çocuklarını yetiştirirken dikkat etmeleri gereken durum ve davranışları hatırlatmaktır.

Şunu biliyoruz ki hiçbir anne-baba dört dörtlük bir terbiye sistemi uygulayamaz, mutlaka hepimizin hataları olacaktır ve hepimizin öğrenmeye ve bildiklerimizi gözden geçirmeye ihtiyacı vardır. Anne-baba okuluna gitmediğimize göre hepimiz bu konuda sahip olduğumuz bilgileri kendi anne-babamızdan, çevremizden, kitaplardan ve teknolojik araçlardan öğrendik. Ancak bildiklerimizi hangi şartlarda öğrendiğimizi, ne kadar yeterli, doğru ve verimli öğrendiğimizi bilmiyoruz. Bu nedenle sahip olduğumuz bilgilerin güvenilir ve geçerli olup olmadığını araştırmalı ve anlamalıyız. Üstelik tekrar edilmeyen ve işlenmeyen bilgiler unutulabilir veya yanlış öğrenilebilir. Bu nedenle “Ne kadar bilirsen bil bir bilene danış” atasözünde olduğu gibi bilenlere ve kaynaklara danışıp bilgilerimizi tazelemeli ve yeni şeyler öğrenmeye açık olmalıyız. Uzmanlardan bilgi almak ya da kitaplardan bilgi almak bizim bilgisiz ve yetersiz olduğumuzu göstermez, tam tersine bizim kendi durumumuzun fakında olduğumuzu ve öğrenmeye ve araştırmaya açık olacak kadar bilinçli olduğumuzu gösterir.

Şunu da unutmamalıyız ki uzmanların görevi bizi yargılamak, eleştirmek, eksiklerimizi ortaya çıkarmak değildir. Onların görevi çok değerli varlıklarımız olan çocuklarımızın yetişmesinde bize yardımcı olmak, yıllarca verdikleri emek karşısında edindikleri bilgi ve deneyimleri bizimle paylaşmaktır.

Anne-babalar olarak çocuğumuzu elimizden geldiğince iyi yetiştirmek için; okumalı, öğrenmeli, danışmalı, kendimizi yenilemeliyiz. Bireysel olarak farklı bir duruşumuz olabileceği gibi anne-baba ve eşler olarak da farklı kimliklerimiz olabilir. Bu nedenle kendimizi iyi tanımalı ve sonra da çocuğumuzu farklı bir birey olarak iyi tanımalıyız.

Bu yazıyı okuduğumuzda aklımıza belki şu gelecek; “Ben zaten bunları biliyorum ve ben zaten yapıyorum.” Evet belki de çoğunu biliyor olabiliriz, ama burada bilmek önemli değil hatırlamak ve uygulamak önemli.Zihnimiz engin bir deniz, kitap okuyoruz, gazete okuyoruz, televizyon internet var. Çok şeyi beynimize kaydediyoruz, fakat bu öğrendiklerimizin ne kadarını hatırlıyor ve uygulayabiliyoruz?

Lütfen kendimizi kandırmayalım, çocuklar bizim için çok değerli bu nedenle burada yazılanları hatırlıyorsak da elimize bir kağıt-kalem alalım ve hangilerini uyguluyoruz, ne kadar sıklıkla yapıyoruz, yeterli oluyor mu, işe yarıyor mu diye kendimize soralım, testedelim!

HATIRLAYALIM

“İyi ve kötüyü ayırma bilincine kavuşmamış olan çocuk, çevresinde gördükleri ve duyduklarından aşırı etkilenebilir.”

“Çocuğumuzu yetiştirmek için elimizden geleni yapalım”

“Anneler  ve babalar, çocuğumuzla ilgilenelim ve onu fark etmeye ve anlamaya çalışalım”

“Eğer itiraf ettikleri şeyler için çocuklara kötü davranırsak onlara yalan söylemeyi ya da gerçekleri gizlemeyi öğretiriz”

“Fikirlerimiz, konuşmalarımız ve davranışlarımız çocuğumuza örnek olur ve onun tarafından taklit edilir, hatta bizim olaylar karşısındaki tepkilerimizi ve duygularımızı bile taklit ederler. Örneğin bizim sosyal ortamlarda girişken olup olmadığımız, sosyal çevrelere girip girmediğimiz çocuğumuzun da sosyal ilişkileri üzerinde etkili olur.”

“Çocuğun sorgulama becerisi yeterli olmadığı için, başta anne-baba olmak üzere çevresindeki yetişkinlerin sözünü en doğru kabul ederek, inanır, en doğrunun onların yaşadıkları olduğunu zanneder.”

“Eğer çocuklarla ilgilenir ve onları fark edersek, onlar bizim için mutluluk üretici ve stres atıcı olurlar.”

“Yanlış ve ilgisiz bir anne-baba tutumu; itaatsiz, gürültücü ve inatçı çocuklar yetişmesine sebep olur.”

“Çocuklar, insanların bilgisizliği, düşüncesizliği ve yanlış hareketleri yüzünden hayatlarından çok şeyi kaybediyor.”

“Çocuğu iyi dinlemek, bilinçli ve iyi bir yetişkin davranışıdır.”

“Eğer ona adil davranmazsak, haksızlık yaparsak, döversek, aşağılarsak ona güvensizliği ve kötü davranış ve alışkanlıkları aşılamış oluruz.”

“Bir çocuğu överken diğerine dışlanmış hissettirebileceğimizi unutmayalım.Dışlanmak utanç ve güvensizliği besleyebilir.”

““Onları, babaları ve öğretmenleriyle tehtid etmeyelim. Allah’la korkutmayalım. Aksi halde Allah’tan uzaklaşır, baba ve öğretmenlerinden nefret ederler.”

“Çocuklarla geçmiş zaman boşa geçmiş zaman değildir.”

“Bize geldiğinde, bir şey paylaşmak istediğinde, ilgilenmemize ihtiyaç duyduğunda onu ihmal edersek bizi sevmemesinden sorumlu oluruz.”

“Onun kalbine sevgi tohumu ekmeyi unutmayalım, bu en büyük hazinedir.”

“Bizim bildiğimiz her zaman en doğrusu olmayabilir.”

“Doğru ve yerinde tepkiler gösterirsek, yerinde tepkiler verme ve duygularını doğru ve yeterli ifade etme konusunda ona iyi örnek olabiliriz.”

“Bizden, ihtiyaç duyduğu ilgiyi göremezse başka kişi ve başka şeylerde bu ilgiyi arayabilir.”

“Mevlana’nın şu sözünü aklımızdan hiç çıkarmayalım, -Ne kadar bilirsek bilelim, bizim ne söylediğimiz değil karşımızdakinin söylediğimizden ne anladığı ve ne kadar anladığı önemlidir- Bu sözden yola çıkarak çocuğumuzun anlayabileceği şekilde konuşalım ve ondan mümkün olan şeyleri ve yapabileceği şeyleri isteyelim.”

“Çocuklarımızın kendilerini iyi ve mutlu hissetmelerinden ve kendilerine güvenmelerinden sorumluyuz.”

“Çocuğumuzun sağlık ve neşesinden bir şey kaybetmesini veya eksik olmasını istemiyorsak, ona kıskançlığı öğretmemeliyiz. Kimseye özendirip övmemeliyiz.”

“Her istediklerini yaparsak çocuğumuzu inatçı ve söz dinlemeyen biri yaparız.Üzülmesin, ağlamsın, rahatsız olmasın diye onun her dediğini yaparsak, eksiklerini hemen ve eksiksiz yapmaya çalışırsak onda davranış problemleri oluşabilir.”

“Çocuklara, her şeyin kötü taraflarını gösterirsek ve sürekli şikayet eden bir anne-baba olursak somurtkan ve şikayetçi çocukların yetişmesine sebep oluruz.”

“Kendimizi başkalarıyla karşılaştırıp, sahip olamadığımız şeylere özenirsek, çocuklarımızın da böyle olmasına sebep oluruz.”

“Sahip olduklarımıza şükretmeyi bilmezsek sürekli şikayetçi oluruz ve olmayan şeylerin hayalini kurarak zamanımızı geçiririz.”

“İstemedikleri halde çocukları zorla bir mesleği seçmeye zorlarsak, bilgisiz, kültürsüz, hayattan zevk almayan çocuklar yetişmesine sebep oluruz.”

“Bize iyi görünmek için bir çaba gösterdiğinde çocuğu görmezden gelirsek kederli bir çocuk yetiştiririz.”

“Eğer onu takdir etmezsek güzel ve özenli davranışları azalabilir ve kendine güveni sarsılabilir.”

“Kendi işlerini kendileri yapsın, biz onların işlerini onlar adına yaparsak hem öğrenmelerine hem güvenlerine zarar veririz.Her hareketlerine müdahale eder, önemli işlerini kendimiz yaparsak yeteneksiz çocuklar yetişmesine sebep oluruz.”

“Onlara çalışmanın önemini öğretmezsek, yaptığımız yanlış tutumlarla onlara çalışmayı kötü yansıtırsak tembelliği özendirmiş oluruz.Onların önünde çalışmaktan yakınmamalıyız”

“Sürekli olarak paranın ne kadar önemli olduğundan bahsedersek, cimri olmalarına sebep oluruz.Ne kadar para o kadar mutluluk fikrinden kaçınmalıyız.Her şeye para çerçevesinden bakmamalıyız.”

“Sürekli görevlerini hatırlatırsak, bu görevleri yapmaz ve üstlenmezler. Onlara sürekli aynı öğütleri verirsek, bizi dinlemezler.”

“Öğütlerimizi çok uzatırsak ve sürekli öğüt verirsek, çocuklarımızı duyarsızlaştırırız.Söylediklerimizin bir kıymeti kalmaz.”

“Başkaları hakkında veya aleyhinde konuşur ve çocuğa örnek olursak, onun iftıracı ve dedikoducu biri olmasına sebep olabiliriz.”

DİKKAT EDELİM!

“Hatalara karşı aşırı tepkiler ve sert tedbirler uygulamayalım”

“Çocuklara yeterli olacak kadar zaman ayıralım ve bu zamanı onun ve bizim mutlu olacağımız şekilde ve ona yararlı olacak şekilde verimli değerlendirelim.”

“Keyfimiz yerinde olduğunda, çocuğun önemli hatalarını görmezden gelip kızgın olduğumuzda çocuğun basit hatalarına ağır cezalar vermeyelim”

“Yaşlarına uygun işleri yapabilmeleri ve sorumluluk almaları için onları yetiştirelim.”

“Hayatımızın en büyük ve değerli varlıklarını düzelmesi zor bir ilgisizliğe terk etmeyelim.”

“Çocuğumuzla nasıl vakit geçireceğimizi ve onunla neler paylaşabileceğimizi araştırmalı ve öğrenmeliyiz.”

“Çocuklara sağlıklı beslenmeyi öğretelim ve sağlığını bozacak yiyeceklere karşı onu uyaralım.”

“Çocuklarımızda hata ve kusur aramayalım”

“Hata yaptıklarında önce onları dinlemeye ve anlamaya çalışalım, hemen tepki göstermeyelim.”

“Çocuğumuzun yaptığı şeyden çok onun niyetine, duygularına bakalım.Çünkü davranışı kötü olsa da niyeti masum olabilir ve eğer onu cezalandırırsak onun masum niyetini öldürebiliriz.”

“Çocukta kötü bir davranış varsa onda bizim payımızın ne olduğunu düşünmeliyiz. Çünkü farkında olmadan onda bu davranışları yaratmış olabiliriz.”

“Hatalarından çok olumlu yanlarını vurgulamalıyız.”

“Çocuklara hakaret etmeyelim, onlara kötü şeyler söyleyip onları etiketlemeyelim.”

“Onlara hediyeler verelim, onları yaptıkları iyi şeyler için ödüllendirelim ve takdir etmeyi ihmal etmeyelim.”

“Kardeşler arasında, ilgi, sevgi ve davranışlarımız konusunda adil davranalım.”

“Duygularımızı nasıl ifade ettiğimize ve çocuk üzerinde nasıl bir etki bırakacağına dikkat edelim.”

“Keyfimiz yerinde olmadığında onlara haksızca davranışlarda bulunmayalım.”

“Onun giyimine ve temizliğine özen gösterelim.Böylece onun toplumsal etkinlikler içinde ilgisiz ve dışlanmış kalmasına engel olalım.Yeteri kadar ilgi görmek hakkından mahrum kalmasına izin vermeyelim.”

“Orada yokmuş muamelesi yapmayalım.”

“Eşimizle beraber çocuğun önünde birbirimizi eleştirmeyelim.”

“Eşimizin onaylamadığı şeyi biz onaylamayalım, desteklemeyelim. Bu bir çelişkidir.Böyle bir şey olduğunda kendi aramızda konuşalım.”

“Nereye gidersek gidelim çocuğumuzun farkında olalım ve onunla ilgilenelim; ona yanımızda taşıdığımız bir eşya muamelesi yapmayalım.Sadece görevimiz olduğu için onunla ilgilenmeyelim.”

“Kendi endişelerimiz ve işlerimiz onlarla ilgilenmemizin önüne geçmesin.”

“Sevindiklerinde, mutlu olduklarında, bize başardıkları veya sevindikleri bir şeyi gösterdiklerinde onlarla ilgilenelim. Bizim için basit şeyler olsa da onların sevinç duydukları şeyleri görmezden gelmeyelim.”

“Yeteri kadar sevgi gösterelim, sevmek yetmez, sevgiyi gösterebilmemiz de çok önemli.”

“Ondaki her hatanın her yanlış hareketin, her şımarıklığın sebebini anne-baba olarak beraber aramalı ve çözmeliyiz.Çünkü en büyük sebep anne-babanın uyguladığı yanlış ve birbiriyle çelişen eğitim yöntemleridir.”

“Onların hatalarını yüzlerine vurmayalım ve onlarla alay etmeyelim.”

“Bize güvenmeleri için onlara yalan söylemeyelim, verdiğimiz sözleri tutalım.”

“Çocuklarımızı eşimizle aramızdaki sorunların bir parçası ya da bir tarafı haline getirmeyelim. Çocuğumuzu eşimize karşı dolduruşa getirmeyelim, sorun her neyse eşimizle bizim aramızdadır, çocuğu buna taraf etmek onun ilişkilerine ve yaşamına haksızlıktır. Aynı şekilde eşimizi de çocuğumuza karşı dolduruşa getirmemeliyiz.”

“Sürekli uyarıda bulunmayalım, şunları yap bunları yap demeyelim.”

“Çocuklarımızın davranışlarını değerlendirirken başkalarını kriter olarak kullanmayalım.(Kardeş, komşu, arkadaş vb.). Olması gereken şekilde gerçeğe dayanarak bir değerlendirme yapalım.”

“OLUMSUZ DAVRANIŞLARI VARSA ÇOCUKLARIN KENDİSİNİ DEĞİL DAVRANIŞLARINI ELEŞTİRELİM”

“Çevremizin ne söyleyeceğini değil, çocuklarımızı ve onların öğrenmesini düşünerek hareket edelim.Çevremizin anne ve babalığımızı eleştirmesinden korkup, çocuklarımıza uygunsuz tepkiler vermeyelim. Unutmayalım hiçbir anne-baba dört dörtlük bir terbiyeci değildir. VE ÇOCUĞUN TERBİYESİ SADECE ANNE-BABAYA DEĞİL ÇEVRE  VE DİĞER ŞARTLARA DA BAĞLIDIR.”

“Çocuklarımızı hiç kimseyle karşılaştırmayalım.”

“Onlara nutuk vermeyelim, önce onları anlayalım, daha sonra destekleyici ve ilgili bir tutumla onlara yardımcı olalım.”

“Çocuklarımızdan birinin yaptıklarına kızıp bunun bedelini diğer çocuğumuza ödetmeyelim.”

“Çocuklarımıza sürekli kötü ve can sıkıcı şeyler ve kişileri anlatmayalım, iyi ve yararlı şeyleri ve kişileri anlatalım.”

“Onlara insanları ve diğer canlıları sevmeyi öğretelim.”

“Çocuklarımızın önünde başka insanları eleştirmeyelim, aşağılamayalım, tepeden bakmayalım, böbürlenmeyelim. Aksi halde kendileri ve çıkarlarından başka bir şey düşünmeyen çocuklar yetiştirmiş oluruz ve mutsuz bir hayat yaşamalarına sebep oluruz.”

“Onlara iyi olmayı ve iyilik yapmayı öğretelim.İnsanlığın en yüce duygusunu –Merhameti- öğretelim.”

“Her duyduklarına inanan, her öğrendiklerini gerçek zanneden çocuklar değil meraklı, sorgulayan çocuklar olmalarını sağlayalım.Onlara soru sorma cesaretini ve becerisini öğretelim.”

“Kötü ve rahatsız eden davranışlar yaptığında onu durdurmak için istediklerini yapıp onu ödüllendirmeyelim. Durursan sana şunu veriririm, şunu al da sus gibi şeyler yapmayalım.”

“Hayvanlara eziyet etmelerine veya insanlara kötü davranmalarına göz yummayalım.”

“Aileden birileri hakkında veya çevrelerindeki birisi hakkında(arkadaş, öğretmen, komşu), çocuğun yanında ne konuştuğumuza dikkat edelim, çocuğu dolduruşa getirmek ona ve karşı taraftakilere haksızlık olur ve çocuğa zarar verir.”

“Sürekli tartışan, kimseyi dinlemeyen, kendi bildiğini kesin doğru, başkalarını ise bir şey bilmiyormuş gibi düşünen, gelişi güzel konuşan bir çocuk olmaması için ona iyi örnek olmamız gerekir ve bu tür davranışlardan kaçınmamız gerekir.”

“Çocuklarımıza başkalarının sevinçlerine sevinmeyi öğretelim.”

“Onu bir hayvana alıştırmak istiyorsak o hayvanın güzel özelliklerini anlatmalıyız.”

“Eğer çevresindeki insanları sevmesini istiyorsak o insanlarla ilgili ona iyi şeyler anlatmalıyız.”

“Onu doğaya karşı duyarlı ve sevgi dolu yetiştirmeliyiz.Doğa ve hayvanlar bize Yaratıcının bir emanetidir.(GELECEK NESİLİN, ÇOCUKLARIMIZIN TEMİZ BİR DÜNYA, VAROLDUKLARINI GÖREBİLDİKLERİ DOĞAL GÜZELLİKLERİ VE HAYVANLARI GÖRMEYE VE YAŞAMAYA HAKLARI VAR BU HAKTAN ONLARI MAHRUM ETMEYELİM)”

“Bilmediklerini öğrenmek için gösterdiği çabayı destekleyelim.”

“Dini bilgileri onlara zorla dinletmeyelim ve ezberletmeyelim. Onları Allah’la korkutmayalım.Şiddet ve korku çocuğu dinden soğutur.”

“Öğretmenlerini çocuğumuzun önünde eleştirmeyelim.”

“Söylediği her şeye hemen inanmayalım, açıklama isteyerek söylediği şeylerin doğruluğunu araştıralım.”

 “Ne olacak canım o daha çocuk- deyip sorumluluk vermekten, kurallara uymasından, yapması gerekenleri yapmasından vazgeçmeyelim.Zaten kendi kendine bazı şeyleri öğrenir ve yapar diye bekleyerek zaman kaybetmeyelim.”

“Hata yaptıklarında onları dövmeyelim ve aşağılamayalım.”

“Zekasına ve bir şeyler öğrenmesine çok fazla takılıp, yaşına uygun şeyler yapmasından onu mahrum bırakmayalım(oyun oynamak gibi).”

“Denemeden çocuğumuzun bir şey yapamayacağını söylemeyelim, buna kendimizi inandırmayalım, ona fırsatlar verelim.”

“Küçük çocuğumuz yanlış bir şey yaptığında onu büyük çocuğumuza karşı kayırmayalım, adil davranalım.”

“Sürekli nasihatta ve uyarıda bulunup iyi biri olması için neler yapması gerektiğini ona hatırlatmayalım, aksi halde güvensiz ve mutsuz bir çocuk olabilir.”

“Çocuklarımızı, başkalarına göre, onlardan gelecek değerlendirmelere göre yetiştirmemek önemlidir.”

“Çocuklarımızı insanların önünde kötülemeyelim ve azarlamayalım. Aynı şekilde insanları da çocuklarımızın önünde kötülemeyelim ve kınamayalım. Ses tonumuzun kaba ve itici olmamasına dikkat edelim.”

“Evimizin içinde bağırma ve hakareti, engelleyelim.”

“Anneler! Pek çok konuda kızınıza örnek olduğunuzu unutmayın.Kızınızın iyi ve mutlu bir eş olması için ona iyi bir örnek olmalısınız. Anne, babaya nasıl davranıyorsa, bu kızına kocasına nasıl davranacağı konusunda örnek olacaktır: Evine, eşine özen göstermeyen, temiz olmayan, vurdumduymaz, bağırıp çağıran, sürekli sızlanan, şikayet eden, suçlayan, bir şey beğenmeyen, aşağılayan bir anne ya da eş olmayın.Temizlik hastası ve düzen hastası olmamaya dikkat edin.(Aynı şeyler babalar için de geçerlidir).

“Çocuğumuzun üzerine aşırı düşmeyelim ve onu aşırı korumayalım.”

“Çocuğumuzu rutubetten, soğuktan ve aşırı sıcaktan koruyalım. Onları ve kaldıkları yerleri temiz tutalım.Pencereleri açıp onları temiz ve doğal ışıkla buluşturalım.”

“Özellikle çocuğumuzun hayatının ilk yıllarında beslenmesine çok özen gösterelim. O yaşın gerektirdiği yararlı her şeyi yedirelim.”

“Kaygılarımızın ve korkularımızın çocuğumuzun yetiştirilmesine olumsuz yansımamasına dikkat edelim.(Aşırı koruyuculuk, aşırı ilgi, her dediğini yapma, ilgisizlik gibi).

“Çocuğumuzu eğitirken, bildiğimiz her şeyi gözden geçirmeliyiz, şimdiye kadar öğrendiklerimizi, uyguladıklarımızı, çevremizin bize söylediklerini mantığımızın süzgecinden geçirmeli ve geçerli ve yeterli olup olmadıklarına bakmalıyız.”

 

Kaynak;

C.G.Salzman, “Çocuğunuzu Yanlış Eğitiyorsunuz”.

Bekir Onur, “Çocuk ve Ergen”

Krishnamurti, “Öğrenme ve Bilgi Üzerine”

 

 

Uzman Psikolog Mesur EREZ

Son Güncelleme (Pazar, 04 Temmuz 2010 17:51)

 

Özel eğitim ve engelli çocuklarımızın eğitimi ve yetiştirilmesi söz konusu olduğu zaman kurum olarak aklımıza gelen ilk şey,

“Bu çocuk bizim çocuğumuz, kendi çocuğumuz için ne yapabiliriz”

olur. Ve onun için en iyisini yapabilmek amacıyla 6 yıllık tecrübelerimizle yetinmeyip araştırmalar yaparak onu en kısa zamanda yaşıtlarına yetiştirmeyi ve hayatını ona geri kazandırmayı hedef olarak belirleriz!
Duyurular
Lütfen not ediniz.
Yeni Adresimiz:
Yenigün Mah. Bakırköy Cad. No:137 Kat:3 (Özbağ Market Üstü)
Bağcılar - İstanbul

Tel: 05372482306 - 05548925479

Anahtar Danışmanlık İletişim

Follow us on Twitter
Şu anda 2 ziyaretçi çevrimiçi